Hicretin 4.cü yilinda Amirogullarindan Cafer Oglu Malik Oglu Ebu Bera Medineye
geldi ve Resulullahile görüşüp ”Ey Allahin Resulu !Eğer Necid Halkina ashabından
biır kısmını gönderirsen , umarim ki Islam olurlar” dedi.
Resulu Ekrem, Necid bölgesi halkina güvenemeyip "Korkarim ki ashabıma bir
kötülükte bulunurlar” dedi. Ebu Bera` ”Onlar,Necidè geldiklerinde benim emanim
altina girmiş olur.Onlara kimse bir şey yapamaz ”diye teminat verdi.
Bunun üzerine Resul-ü Ekrem de Ebu Bera`nın kardeşi oğlu olan (Malik Oğlu Tufeyl
oğlu Amirè bir mektup yazdırdı ve Necid halkına Kur an öğretmek için 70 Kuràn
okuyucusunu gönderdi. Kilavuzlari Muttalip Süleymi idi.
Münzir bin Amr Kuràn okuyuculari ile Meune kuyusu denilen yere varip Resulü
Ekrem`in mektubunu Amr bin Tufeyle gönderdi.
Lanetlenmiş olan Amr bin Tufeyl ise mektubu okumadan Haram bin Milhan`i öldürdü.
Sonra Kur`an okuyuculari olan kurra cemeati üzerine saldırmak için kendı kavmı
olan Amır Oğullarını çağırdı. Onlar ise‘‘ Biz Ebu Beranın verdiği sözü ayaklar
altına atamayız ‘‘ diye çekindiler. Bunun üzerine Amr bin Tufeyl Usayye, Ri‘l ve
Zekvan kabilelerini toplayıp Meune Kuyusuna gitti ve ansızın kurra topluluğu
üzerine saldırarak hepsini şehid etti. Yalnız Neccar oğullarından Kab bin Zeyd‘
i öldü sanarak şehidler arasında bırakmışlar oda bu durumu peygamber efendimiz (S.A.V)
bildirmiştir.
Resulü Ekrem bu durumu haber alınca son derece üzüldü ve ‘‘Bu hal ,Ebu Bera’nın
işidir.Ben ,bunu ancak onun ısrarı ile istemeyerek yapmıştım‘‘ buyurdu.Ebu Bera
da Peygamberimizin bu sözünü işittikten sonra çok üzülerek kederinden hastalanıp
öldü. Fakat verdiği sözün bu şekilde ayaklar altına alınması ,arap adeti üzere
kendi soyunda bir leke üzere kaldı.
Resulü Ekrem ise onlara beddua etti ve kısa bir süre sonra bu kabileler veba,
humma ve kıtlık yüzünden telef oldular.